Eğitici Yazılar

Ağaç yaşken eğilir ile ilgili hikaye

Bu konuda  Ağaç yaşken eğilir ile ilgili hikaye konulu hikaye örneği kısa özeti ve uzun hikaye örneği hakkında bilgileri ele alacağız. 


Ağaç yaşken eğilir ile ilgili hikaye konulunun kısa özet hikaye örneği


Cevap :
NİYET
Anne ve babası köklü varlıklı bir aileden olan ailenin işleri kötüye gidince yoksulluk içine düşmüştür, İyi bir ahlak la yetişen çocuk anne ve babasını kaybedince sokaklara düşmüş, iyi niyeti nin müfakatını görmüş tür.


Ağaç yaşken eğilir ile ilgili hikaye konulunun uzun ayrıntılı hikaye örneği


Cevap :
NİYET
Gece hava baya sert geçmiş, çocuk dışarıda geçirdiği gecede havanın çetin şartları karşısında yakında bulunan tarihi cami nin içerisine sığınarak geçirmek zorunda kalmıştı. Sabahın erken saatlerinde camiye gelen müezzin bu çocuğu tinerci sanarak ayağıyla sarsarak uyandırdı.
Hadi kalk bu mübarek yeri kirletme dedi. Çocuk sersem bir şekil de uyanarak gözlerini ovuşturdu. Çok üşümüştü babasından kalma palto azda olsa onu sıcak tutmuştu. Bir şey demeden uyandı ve caminin dışına doğru yürüdü.
Sabahın erken saatleriydi hayat daha yeni yeni başlıyor gün için herkes uyanıyordu, çok üşüdüğünden ellerini ovuşturarak nefesiyle ısıtmaya çalıştı caminin önündeki bankalara oturdu.
Sabah namazına gelen mümin insanlar ona yadırgayarak bakıyor kim bu ola diyor kimi tinercidir diyor kimi hırsızdır yada alkolik deyip uzaktan izliyorlardı. Çocuk bakışlardan rahatsız olarak oturduğu yerden kalkmak zorunda kaldı ve sokağa çıktı. Hem çok üşüyor hem de açtı, nasıl ısınır nasıl karnını doyururdu,
İlerde bir fırın vardı belki biraz ısınır bir parça ekmek alabilirdi. Fırın büyük bir fırın Dı bir kaç çalışanı tezgah tarı süslü poğaça, simit, pasta, kurabiye çeşitleri ile bir çok ekmek çeşitleri bulunan güzel bir vitrini olan bir yerdi.
İçerde işe gitmek için bekleyen işçiler öğrenciler sıraya girmiş mis gibi poğaça, simit, ekmek alıyorlardı çocuk ta içeriye girdi içerisi sıcacıktı. Çocuğun içi ısınmıştı sıranın en arkasında beklemeye başladı hata içeriye girene sırasını bile veriyordu biraz daha geç çıksa daha fazla ısınırdı tezgahta duran adam gözünün ucuyla çocuğu takip ediyor süzüyordu.
Sonunda sıra bitti ve İçerde kendi ile bir kaç müşteri kaldı. Tezgahtar sen ne istiyorsun diye seslendi. Elini cebine soktu diğerine soktu neredeydi cebinde parası yoktu son bir ekmek alacak parası düşmüştü. Tezgahtar paran yoksa ne beklersin hadi çık dışarı kirletme buraları dedi.
Çocuğun çok gücüne girmişti bu söz gözleri doldu mecbur çıktı dışarıya gitti ileride caddenin köşesinde banklar bulunuyordu gitti oraya oturdu. Artık güneş yavaş yavaş doğmuş çocuğu ısıtmaya başlamıştı ama karnı hala açtı etrafa bakınıyordu. Bankaların yanında bankaların atmleri bulunuyordu. Parası olan herkes gidip para çekiyor kimse çocuğa bakmıyordu.
Acaba dilensem mi diye düşündü. Elini uzatmaya çalıştı gitmiyordu. Ömrü hayatında dilenmemiş ti kimseden bir şey dahi istememişti. Çaresiz oturmaya etrafı izleme koyuldu. Bir yaşlı adam atm ye yanaştı Cebinden cüzdanını çıkartıp kartı taktı elleri titriyordu belli ki gözleri de görmüyordu. Gözlükleri iyice gözüne yerleştirip numaralara bastı. Baya bir para çekti, belli ki emekli maaşını aldı gariban bu pahalılık ta geçinmek zor işti.
Adam paralarını tam cüzdana koymuş dönüyordu ki bir genç adamın cüzdanını kaptı adam imdat diye bağırmasıyla hırsız genç in yere paslanması bir oldu, buyur amca cüzdanını dedi çocuk. Bu sabahtan beri gezinen sokak çocuğu diye hor görülen çocuk tu yaşlı adam Allah razı olsun evladım dedi baktı şöyle tipine cüzdanını araladı bir mavi para uzattı bu çocuğu uzunca bir idare ederdi.
Çocuk sağ ol amca dedi ben bunu menfaat için değil insanlık için yaptım, o parayla belki bir ay evine ekmek alırsın dedi. Amca gülümsedi anlaşılan sen görüldüğü gibi biri değilsin kimsin de banka yanına oturdu. Çocuk bir hafta oldu sokaklara düşeli dedi anam babam pandemi de öldü evin kirasını ödeyemeyince beni de sokağa attılar o gün bu gündür sokaklarda işsiz güçsüz gezerim Cebindeki para da bitti buğün şu fırına gittim son param düşmüş ekmek vermediler bana dedi.
Yaşlı adam şu fırınmı de evet dedi çocuk ayağa kalktı gel evladım dedi. Çocuk yok ekmek istemem amca sağ ol dedi. Sen gel hele dedi.
Adam önde çocuk arkada yürüdüler Fırına yaşlı adam fırına girince tezgahtar işçiler hemen ayağa kalkıp;
Hoşbeştin usta dediler. Tezgahtar a dönüp bu fırında hem bekçi hem de sana yardımcı olacak bu çocuk dedi. Yukarıdaki boş odanın anahtarı ver bu çocuğa tezgahta duran bir diğer işçiye dönerek,
Gel kızım al şu parayı bu çocukla şu mağazadan üstüne uyacak giysiler alın dedi.
Çocuk bir anda ne olduğunu anlamadan hem yatacak yeri hem de karnını doyuracak bir işi olmuştu. Yaşlı adama dönerek Allah razı olsun dedi senden de evlat dedi.


 

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Ağaç yaşken eğilir atasözünde bir insanın küçüklükten itibaren davranışlarını adetlerini ve gelenek ve göreneklerini öğrendiğini anlatan bir atasözü olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklar küçükken edinecekleri davranışları edin dediler ve bu şekilde büyürler küçük’ten edilemediği veya sahip olamadığı davranışları ve bilgilere büyücüden zor bir şekilde sahip olur. Ağaç yaşken eğilir atasözünde Bir insanın her zaman küçüklükten terbiyeyi ağabey yapacağı dava dışarı öğrenmesi gerektiğini anlatan bir atasözü olduğunu da söyleyebiliriz.

Bir yanıt yazın

İsim yerine takma isim yazabilir veya hiç isim yazmayabilirsiniz.