Eğitici Yazılar

Ağaç ile ilgili hikaye

Bu konuda  Ağaç ile ilgili hikaye konulu hikaye örneği kısa özeti ve uzun hikaye örneği hakkında bilgileri ele alacağız. 


Ağaç ile ilgili hikaye konulunun kısa özet hikaye örneği


Cevap :
DUT AĞACI
Yılar önce babası vefat etikten sonra annesiyle göçüp gitmek zorunda kalan doğup büyüdüğü köye yıllar sonra dönen ses sanatçısı olan Barışın çocukluğunu arayışının hikayesi. Annesi kendisi henüz on yaşında iken köyden göçmek zorunda kalmıştı köy yerinde tek başına ne yapa bilirdi babası köy ögretmeni olan Barış cocuklugunu bu köyde geçirmişti ilk aşkı evlerinin karşısında ki çocukluk arkadaşı idi.
Neriman yeşil iri gözlü güzel bir kızdı çocukluk işte giderken Neriman a tekrar senin için dönecem seni unutmicam diye söz vermişti söz mü demişti Neriman söz söz demişti Barış.
Köy eskiden yeşillikler içinde kavaklık elmalık, olan köyün içinden akarsu akan çınarın dut agaçının dibinde insanların günü gün ettigi tam bir ferah bir yerdi
Köyün içinden akan su Mehmet emmi sayesinde dagdan çalışma yaparak getirilmiş bu sayede bahçeler sulanıyor du bunun için Mehmet emmi tüm köylü tarafından sevilen bir adamdı.
Köyün her yerindeki yeşillikler kesilip köy yavaş yavaş şehirleşme ye başlamıştı. Gençler buna pek hevesli olsada Mehmet emmi buna hiç hoş karşılamıyor du köyün dogalı ğı gidiyor du o güzelim agaçlar köye ferahlık veriyordu ağaç can demekti bina yol yapmak için agaçmı kesilirdi. Bu daha farklı yöntemle yapıla bilirdi. En son dibinde oturduğu dut agaçına sıra gelmişti onuda kestirmeye hiç niyeti yoktu bu dut agaçı onun keyifle oturduğu tek yerdi vaktini burada geçirmek ten zevk alıyordu emekli olduğundan beri burası onun için daha fazla anlam kazanmıştı.


Ağaç ile ilgili hikaye konulunun uzun ayrıntılı hikaye örneği


Cevap :
Mehmet emmi hep bu dut ağacının dibinde oturur du kendi sandalyesi kendi masası buradaydı, kendi gelince hemen çayı önüne konur herkesce sevilir, sayılır, çocukların Mehmet dedesi büyüklerin Mehmet emmi si abisi, reisi ydi, bu kahvehane köyün meydanında en eski ve tek kahvaneydi köye milletvekili adayı gelse buraya gelir, köye kaymakam efendi gelse buraya gelir, köyün muhtarı, ağzası, sağcısı, solcusu hepsi burda oturur burda siyaset yapar, ülke kurar, hükümet düşürürler di.
Sıcak bir yaz günü Mehmet Emmi yine o dut ağacının dibinde oturuyordu, ilerden bir araba yaklaşıyor du siyah baya fiyakalı lüks bir araba yanaştı kahvenin önüne Mehmet Emi bir yudum aldı çayından mavi gözlü yakışıklı biriydi Mehmet Emi süzdü arabayı kimmiş bu diye düşündü arabadan uzun saçlı kaliteli giyinmiş güneş gözlüklü bir adam indi, gözlüğünü çıkardı selamünaleyküm dedi kahvaneye bir Mehmet Emmi vardı kahvede.
Aleykümselam dedi emmi.
Uzun saçlı adam Mehmet emmi ye yaklaşıp elini tutup öptü Mehmet Amca nasılsın dedi.
Gözlüklerini indirip baktı Mehmet emmi  tanımadı dogrusu.
Amca beni tanımadın galiba dedi adam ben Barış dedi
Barış Neriman ın oğlu dedi Mehmet emmi
Evet dedi adam
Hangi rüzgar attı seni yeğenim dedi adam
Ne zaman dır çocukluğumun geçtiği bu köye gelmek istemiştim kısmet bugüne imiş seni görmek çok mutlu etti Mehmet amca dedi adam
Öyle ya annen baban vefat ettikten sonra tek başına köy yerinde iki çocukla ne yapardı. Babasının yanına diye çıktı gitti. En son İstanbul da diye duymuştuk sonra hiç haberi gelmedi.
Senide televizyon da şarkı söylerken dinliyoruz bu bizim yeğenimiz diye gururlanıyoruz. Dedi Mehmet emmi.
Allah razı olsun dedi adam hayat işte annem sizlere ömür dedi geçen yıl kanserden vefat etti dedi.
Üzüldü Mehmet emmi  Allah rahmet eylesin dedi.
Sende büyümüşsün kocaman adam olmuşsun gidince hiç aramadın Bi daha gelmedin küstünmü bize evladım.
Yok Mehmet amca koptuk birden annem yeniden evlendi sagolsun evlendiği adam hiç bize babamızın eksikliğini hisettirmedi en iyi okula yazdırdı İstanbul da eğitimi mi çok iyi aldım bir çok ülke gezdim hatta bir gitar aldı bunu en iyi çalacak san dedi o gün bu gündür elimden gelen en iyisini yapmaya çalışıyorum.
Görüyoruz evladım bazen türküler de söylüyorsun sen çıkınca biraz sesini de açıyorum.
Yengem kızmıyormu dedi Barış
O göçüp gideli iki üç yıl oldu yegenim dedi Mehmet emmi
Tek başına nasıl gidiyor peki dedi Barış
Bizim kız sagolsun yanıma göçtü eşinden boşanıp geldi köye hem bana bakıyor hem bana yoldaşlık ediyor
Nurhayat mı döndü evet dedi
Bizden bir kaç yaş büyüktü çok alımlı güzel hoş bir kızdı köyün tüm gençleri ona hayrandı  kaderi güzel olmamış. Diye düşündü Barış
İyi gördüm zaten seni Mehmet amca Nurhayat sana iyi bakıyor dedi Barış.
Ama ben senin rengini hiç begenmedim dedi Barış a kendine bakmıyorsun ki sigara, alkol gece hayatı süzülmüş sün.
İlaki Mehmet amca dedi Barış
Devlet Su işlerinden emekli olduğu günden beri bu dut agacının dibinde oturuyor du köye su gelmesine ön ayak olmuş tu.
Çok değişmiş dedi Barış şurda bir taş duvar vardı köyün okulu vardı bahçesinde top oynardık, şu evin yerinde elma bahçesi vardı şu ev Rıza amcaların mıydı yok yok bu Ahmet amcaların dı şurda muhtar emminin konağı vardı.
Nerde okul, futbol oynadığınız bahçe, nerde elmalık, kimler aldı hatıralarımı çocukluğumu diye düşündü adam,
Bizim evin karşısında Neriman isminde yeşil gözlü beraber oynadığım çocukluk arkadaşım vardı .
Evlendi dedi Mehmet emmi iki sokak aşağıya taşındı
Hala aynımı diye sordu adam
Hala aynı dedi Mehmet emmi biraz kilo aldı bir oglu var.
Kimbilir kilo almak bile ne kadar yakışmıştır dedi kendi kendine adam
Bişey bırakmadılar ki evladım artık köy köylükten çıkıyor ne bahçe kaldı ne konak kestiler kavaklıkları, dutluk ları bir dibinde çay içtiğimiz şu dut ağaç ı kaldı dedi.
Buraya gelmeden gittim gezdim küçük düzü ne koyun var ne kuzu kapatmışlar her yeri, bizim eve gittim biz gidince bu ev bitmiş çökmüş tarlaları, konakları, yıkmışlar her yeri çocukluğum göçüp gitmiş. Köy eski köyüm değil dedi Barış
Şurda bir su akardı ayaklarımızı suya koyar karpuz yerdik çınarın dibinde buz gibi eserdi çınarın dibi orda uyuklar dık bilye oynardık saklambaç oynardık koca çınar agaçı kadamız olurdu. Birine çınara çıkmıştım da inememiştim Mehmet amca merdiven getirip beni indirmiştin dedi Barış gülüştüler.
O çınarı ev yapmak için kesti Ahmet emmin dedi Mehmet emmi
Bu dut ağacını da kesecekler burdan yol gececek köy meydanı darmış kahvehane de gidecek dedi.
Oglum Barış yeğenimin çayını tazele dedi kahveçi ye
Birden gözü parladı sahi ya sen televizyona da çıkıyorsun bir gün çık pat pat de şu dut agaçını kesmeyin de belki seni dinler ler.
Ayaklarımda derman olmasa gider kaymakama şikayet ederim ama gençler götürmüyor
Peki Mehmet amca dedim söylerim
Sözmü dedi Mehmet emmi
Söz dedi Barış
Dünü bilmeden yarını yaşamanın bedeli öylesine ağırdı ki yarını buğünden kurtarmak için Mehmet amcaya  söz vermişti. Hayatında ikinci defa söz vermişti birincisi ni tutamamıştı ikincisi ni tutmak için söz vermişti.
 
 
 
 
 
 
 


 

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Ağaçlar çevremizi süsleyen en güzel canlılardır. Ağaçlar meyveleri ile yeşil yaprakları ile dallarıyla ve hayvanlara yuva olmalarıyla oldukça sevilen bitkiler arasında yer alır. Ağaçlara zarar vermemeli kesmemeli ve elimizden geldiği kadar özellikle yaz günlerinde sulamalıyız. Ağaçlar bizim oksijen kaynaklarımız the ağaçlar sayısı temiz havaya sahip olabiliyoruz Ayrıca ağaçtan sıcak yaz günlerinde gölgeleriyle bizi serinletir ve orada kitap okumak meyve yemek veya piknik yapmak oldu çok güzel olabilir.

Bir yanıt yazın

İsim yerine takma isim yazabilir veya hiç isim yazmayabilirsiniz.